Sayfa: [1] 2 3 ... 10
 1 
 : Şubat 05, 2010, 05:39:21 ÖS 
Başlatan uFuCq - Son mesaj Gönderen: uFuCq
BENZiNLi

KEDi

Temel, sol kolunun üstüne güzel mi güzel pek hoş bir kedicik oturtmuş.  Nereye gitse kedi kolundaymış.
Arkadaşları :

- Nedeysun
pütün gün kedi kolinda, kediyi rahat piraksana.
Temel:
- Pirakmasina pirakacağum
ama,
kedi dişi. Başına bir
halt
gelir diye endişeleneyrum.  İçlerinden bir tanesi Temel'e ilginç bir fikir önerir.
Kedinin belirli yerlerine pamukla benzin sürmesini, böylece erkek kedilerin hiç birisinin dişi kediye zarar veremeyeceğini söyler.
Temel de söyleneni aynen uygula r.  Sonuç harika, erkek kediler değil yaklaşmak, neredeyse alt taraftaki yola kaçarlar.
Günlerden bir gün Temel'in kedisi kaybolur.
Temel perişan :  - La, penum kediyi
gördünüz mi
?  diye diye iki, üç gün dolaşır.
Derken bir tanıdığı :
"Senin kediyi gördüm" der.
Temel :
Nerdeydi?  Ne ediyirdi?
Arkadasi :
- Asağı mahalledeydi, sanirim penzinu bitmiş arkadan itiylerdi.

 2 
 : Şubat 05, 2010, 05:09:41 ÖS 
Başlatan uFuCq - Son mesaj Gönderen: uFuCq
Genc koca eve gelmiş, karısı boynuna sarılarak karşılamış onu..
"Hayatım harika bir haberim var.. Bir ay geciktim.. Herhalde bir
bebeğimiz
olacak, Doktor bu sabah test yaptı.. Sonucunu alana kadar lütfen kimseye
söylemeyelim!" demiş heyecanla..

Ertesi sabah elektrik idaresinden bir görevli son faturayı ödemedikleri
için
kapıyı çalmış,
"Siz bayan Smith misiniz? Biliyor musunuz bir aylık gecikmeniz var..!"
"Bir aylık gecikmem olduğunu siz nereden biliyorsunuz?" demiş kadın
hayretle..
"Bayan, dosyalarımızda açıkca görülüyor..!"
"Nee?, Dosyalarınızda mı?"
"Kesinlikle!"
"Beyefendi, lütfen bu gece eşimle görüşmeliyim!" demiş kadın ve korkuyla
olanı biteni eşine anlatmış..

Kocası ertesi sabah kızgın bir boga gibi elektrik idaresine dalmış..
"Ne oluyor burada?. Karım bir dosyadan bahsetti.. Aylık gecikmesi ile
ilgili!" diye bağırmış adam..
"Sakin olun.. Ciddi birşey değil!" demiş memur.. "Bu gecikme için bize
borçlusunuz!"
"Size mi borçluyum? Ya ödemezsem??"
"O zaman sizinkini kesmek zorunda kalacağız!"
"Ama o zaman karım ne yapacak?"
"Bilmiyorum!" demiş, memur.. "Hanımefendi artık mumla falan idare eder!"

 3 
 : Şubat 05, 2010, 05:08:35 ÖS 
Başlatan uFuCq - Son mesaj Gönderen: uFuCq
Adamın biri New York, Central Park'ta yürüyüş yaparken, aniden kuduz
bir köpeğin küçük bir kıza saldırdığını görür. Koşar ve köpekle
boğuşmaya başlar. Hayli uzun bir uğraştan sonra üzeri yara bere içinde
kaldığı halde köpeği öldürür. Ama küçük kızın da hayatını
kurtarmıştır. Son anda bu sahneyi gören polis nefes nefese olay yerine
koşar ve adamın yanına gelir.
Sarılıp teşekkür etikten sonra 'Sen' der 'bir kahramansın, yarın bütün
gazeteler seni yazacaklar. Ve göreceksin başlık da şöyle olacak; Cesur
New York'lu küçük kızın hayatını kurtardı.'
Adam 'Ama ben New York'lu değilim! ' der.
Polis 'Fark etmez, bu durumda gazeteler şunu yazacaklar; Cesur
Amerikalı küçük kızın hayatını kurtardı' cevabını verir.
'Ama ben Amerikalı da değilim' der adam artık şaşırarak. Polis 'Ya, o
halde nerelisin? ' diye sorunca adam cevap verir;
'Ben Iraklıyım! '
Polis adama başka bir şey söylemez. Ama adam ertesi gün gazeteleri
aldığında şöyle bir başlıkla karşılaşır;
'Radikal İslamcı, masum Amerikan köpeğini öldürdü.'!

 4 
 : Şubat 05, 2010, 05:07:13 ÖS 
Başlatan uFuCq - Son mesaj Gönderen: uFuCq
Adamın biri ölmüş, oğlu da camide hocanın yanına giderek;
- Hocaefendi babam cuma günü öldü, bunun için Cennete gider değil mi? demiş.Hocaefendi de bunun üzerine biraz düşünüp;
- "Senin baban hatırladığım kadarıyla içki içiyordu değilmi ?" diye sormuş- Oğul ; "Evet ama cuma günü öldüğü için cennete gider değil mi?"
-Hoca; "Zina da yapıyordu sanırım?"
-Oğul; "Evet ama cuma günü ölmüştü ya hocam!"
-Hoca; "kul hakkı yiyip insanlara kötü davranıyordu değil mi?"
-Oğul; "Evet ama hocam Cuma günü öldü yaa!" Hoca (artık iyice sinirlerek);
-"Haklısın yavrum, cumanın hatırına ogün babana dokunmazlar ama cumartesi günü....

 5 
 : Şubat 05, 2010, 05:06:32 ÖS 
Başlatan uFuCq - Son mesaj Gönderen: uFuCq

İki sevgili varmış Hani insanın içini kıpır kıpır ettiren umut dolu bir sevgiymiş onlarınki. Evlenmeyi düşünüyorlarmış. Derken bir gün delikanlının yurt dışıina gitme mecburiyeti doğmuş. Kız gözyaşları içinde kalmış. Onsuz nasıl yaşayacağını bilemiyormuş. O zaman delikanlı cebinden bir yüzük çıkartmış ve demiş ki 'Ben iki yıl sonra döneceğim. Eğer döndüğüm güne kadar parmağından bu yüzüğü hiç çıkartmazsan beni gerçekten sevdiğini anlayacağım ve hemen evlenecegiz.' Genç kız çaresiz kabul etmiş. Çocuk gitmiş.

Kız yüzüğü hiç ama hiç çıkartmamış. Taa ki... Taa ki sevgilisini karşılamaya gittiği güne kadar. O gün rıhtımda durmuş kendisine nişanlısını getiren geminin kıyıya yanaşmasını izliyormuş heyecanla. Birden güvertede delikanlıyı görmüş. Yüreği ağzına gelmiş. Sevinç içinde kendisini göstermeye çalışmış.

Elini cebinden çıkartıp sallayayım derken "şıp" diye bir sesle irkilmiş. Yüzük parmağından düşmüs, denizin derinliklerinde kaybolup gitmiş! Ne yaptıysa, ne söylediyse delikanlıyı ikna edememiş. Çocuk kızı terk etmiş. Zaman geçmiş.

Kız bir gün hep nişanlısıyla birlikte gittikleri balıkçıya uğramış. Birde bakmış ki delikanlı orada! Hemen yanına yaklaşıp olanları anlatmaya çalışmış. Delikanlı ilk başlarda biraz soğuk davrandıysa da sonunda yelkenleri suya indirmiş. Uzun ayrılığın getirdiği özlemle birbirlerine sarılmışlar. Mutluluk yüzlerinde okunuyormuş adeta. Bu olayın şerefine hemen yemek sipariş etmişler. Bir kaç dakika sonra bir tabakta balıkları gelmiş. İştahla çatal bıçağa davranmışlar.

Balığı kestiklerinde içinden ne çıkmış dersiniz?

Yüzük dediniz değil mi?

Bilemediniz.

Kılçık!

Siz çok fazla Türk filmi seyretmişsiniz...

 6 
 : Şubat 05, 2010, 05:03:57 ÖS 
Başlatan uFuCq - Son mesaj Gönderen: uFuCq
Kadının biri bir seansta kocasının ruhunu çağırmış; “Ey ruh, geldinse masaya 3 kez vur.” Masadan ses gelmiş, “tak, tak, tak...” Ürpertiyle sormuşlar, “Ey ruh, bizden bir dileğin var mı? ” Ruh “Varsa bir puro verin.” Puroyu vermişler, kocanın ruhu çekip gitmiş. “Ayy! ..” demiş kadın heyecanla “... cennette misin diye soramadan gitti! ” Medyum kafasını kaldırmış: “Valla hanımefendi, kocanız puronun yanına ateş istemediğine göre pek cennette değil galiba! ..”


 7 
 : Şubat 05, 2010, 05:03:18 ÖS 
Başlatan uFuCq - Son mesaj Gönderen: uFuCq
Akıl hastanesinde doktor, davranışlarını normal bulduğu hastaya niçin hastanede bulunduğunu sorar. Hasta: 'Pamuklu çorapları yünlülere tercih ettiğim için...' diye cevap verir. Şaşıran doktor: 'Anormallik bunun neresinde? Ben de pamuklu çorapları tercih ederim.' der. Hasta sevinçle karşılık verir: 'Çok memnun oldum doktor. Sizinkiler limonlu mu, yoksa sirkeli mi? ..'

 8 
 : Şubat 01, 2010, 08:12:48 ÖS 
Başlatan uFuCq - Son mesaj Gönderen: uFuCq
Bilgisayarınızdan ve internet hızınızdan yapabileceğiniz ince ayarlarla maksimum verimi elde edebileceğiniz Auslogics BoostSpeed güçlü bir sistem aracı olarak dikkat çekiyor.

Sistem özelliklerinizi ve internet hızınızı daha üst bir seviyeye taşıyabileceğiniz Auslogics BoostSpeed, yapabildiği ince ve hassas ayarlarla bilgisayarınızdan alacağınız verimi artırabiliyor. Program disk birleştirme özelliği ile herhangi bir uygulamayı başlatmak istediğinizde daha kısa bir süre içerisinde tepki almanızı kolaylaştırıyor. Ayrıca disk temizleme bölümü de bulunan Auslogics BoostSpeed sadece sistem hızınıza değil internet hızınıza da yönelik bir yazılım.




Tek Bir Tuş ile Ayarlayın

Yapabildiği ayarlar ile internet hızınızda bağlantınızın elverdiği sürece en yüksek verimi alabildiğiniz programda eğer her bir ayar için ayrı ayrı uğraşmak istemiyorsanız yalnızca tek bir tuş ile her şeyi Auslogics BoostSpeed’e bırakarak sistem hızınızdan internet bağlantınıza kadar tüm ayarları otomatik olarak ayarlattırabilirsiniz.




Programın bu sürümü 15 günlük kullanım kısıtlaması ile beraber geliyor. Yazılımın tam sürümünü satın alarak kısıtlamaları kaldırmak isterseniz 29,95 Dolar ödemeniz gerekiyor.

 9 
 : Şubat 01, 2010, 08:11:54 ÖS 
Başlatan uFuCq - Son mesaj Gönderen: uFuCq
[AMD'nin ürettiği HD 4890 isimli yüksek performanslı ekran kartına Nvidia'nın cevabı gecikmedi. GTX 275 testte! Oyun severlerin kalbi bu testte atıyor!

ATI’nin bundan birkaç ay önceki planı, Nvidia’nın GTX 260 ve GTX 285 yongaları arasındaki boşluğu doldurmaktı. ATI, Radeon HD 4890 yongasını çıkartarak bu boşluğu doldurmayı hedeflese de Nvidia’nın cevabı fazla gecikmedi. GeForce GTX 275 yongasını çıkartan Nvidia, bu aralıktaki pazar payını kaptırmama peşinde. 


GeForce GTX 275, 55 nm mimarisiyle üretilmiş bir yonga. 633 MHz çekirdek hızına sahip bu ekran kartının bellek hızı ise 2322 MHz. 896 MB kapasiteye sahip ürünün bellek arabirimi 448 bit. Ürün tam anlamıyla GeForce GTX 295 yongasının yarısı. Çünkü GeForce GTX 275’in transistör sayısı, ROP ve doku ünitesi sayıları GTX 295 yongasının yarısı kadar. Buradan anlaşılıyor ki Nvidia, Geforce GTX 295 ekran kartını yaparken GeForce GTX 275’den yararlanmış. İsterseniz hemen test sistemimiz tanıyalım ve karşılaştırdığımız ürünlere geçelim. Aşağıdaki tablodan test sonuç grafiklerindeki ekran kartlarının teknik özelliklerini görebilirsiniz.


Tabloyu görebilmek için resmin üzerine tıklayın.


 10 
 : Ocak 31, 2010, 12:55:00 ÖS 
Başlatan uFuCq - Son mesaj Gönderen: uFuCq







[SIZE="7"]VEEEEEEEEE[/SIZE] ........................


Sayfa: [1] 2 3 ... 10